Dua ve Zikrin Hastalıkların Tedavisindeki Rolü

Günümüzde bir çok din psikoloğu, duanın mükemmel bir tedavi vasıtası olduğunu belirlemiş bulunmaktadır. Zaten tarih boyunca duanın , bedensel ve ruhsal hastalıklar üzerine çok büyük tesiri olduğu da bilinen bir gerçektir. Bedensel rahatsızlıkların tedavisinde de duanın, şifa ile sonuçlanan olumlu etkileri meydana getirdiği, bilimsel gözlemlere dayalı olarak ileri sürülmektedir... Bu düşünceme destek olması bakımından dua ve zikir hakkındaki iki araştırma sonucunu sizlerle paylaşmak istedim. Ancak,bu düşüncelerimi sizlerle paylaşırken şunu da bilmenizi isterim: Tıbbi tedavi yöntemlerini reddetme gibi bir düşüncem asla yoktur, olamazda...

Esin Tezer'in çevirisini yaptığı Amerikalı Araştırmacı Dr. Newberg ve takımının, "Beynin Dua Ederken Kendini Yeniden Programladığını Keşfetti " adlı makaleden alıntıladığım bölüm dua anında bedenimizde meydana gelen değişimlerin bilinmesi açısından oldukça önemlidir.

" İnanç Biyolojisi: Psikonöroimmunoloji adı verilen bilim dalında yapılan araştırma, duanın hastalıkları tedavi etmede muazzam güce sahip olduğunu doğrulamaktadır.

Dua ederken beynimizde:
Üst Alan: Dua ederken aktif olmaya başlıyor.
Arka Alan: Endişeler ve Epilepsi’den sorumlu olan bölge, dua ederken düşük aktif hale geliyor!
Prefrontal Lob(Beynin alın lobunun önünde olan bölge): Dua ederken aktif hale geliyor, bu da iyi kararlar almaya yardımcı oluyor.
Beyin sapı : Dua ederken karmaşık kimyasal işlemler meydana geliyor."

Duanın ile beynimizde meydana gelen değişimlerin duanın hastalıkları tedavi etme gücüne sahip olduğu artık bilimsel olarak da doğrulanmaktadır. Ayrıca isteklerimizin gerçekleşmesi için yaptığımız duaların , hastalıkların tedavisinde okunan, yüce kitabımız Kuran'ı Kerimdeki, şifa ayetleri ve sara (epilepsi) hastalıklarının tedavisinde, okunan ayetlerin ruhumuzda oluşturduğu manevi değişimlerin sonuçları hakkında düşünmeyi de sizlere bırakıyorum...

De ki: Yalvarmanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin? (Furkan suresi ,77 )

Kullarım sana benden sorarlarsa muhakkak ki ben onlara çok yakınımdır. Bana duada bulunanların duasını kabül ederim.(Bakara suresi ,186)

"Dua edenler üç kısımdır. Ya istedikleri hemen karşılanır, ya istediğinden daha efdali (daha üstünü) sonraya bırakılır ya da istediğinin karşılığında bir kötülük kendisinden uzaklaştırılır."Hz. Muhammed(s.a.v)

"Mazlumun duasından sakının.Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur." Hz. Muhammed(s.a.v)

Hintli Lider ,Gandhi daima dua eder ve şöyle söylerdi : “Dua ve ibadet olmasaydı çoktan çıldıracaktım”

Nobel ödülü kazanan Dr. Alexis Carrel, “Readers Digest” dergisine yazdığı bir yazıda, “Bir kişinin yapabileceği en kuvvetli enerji duadır. Dua, dünyanın çekim kuvveti gibi gerçek bir kudrettir. Hiçbir tedavinin fayda vermediği vakalarda,insanların sadece dua gücü ile hastalıklardan ve melankoliden kurtulduklarını gördüm. Her gün içten gelen bir aşkla dua ederseniz yaşayışınızın bütün bütün değiştiğini sezersiniz.Dua bütün davranışlarınızda silinmez izler bırakır. Devamlı bir huzur ve iç ferahlığı vardır. ” diyor.
F.Dostoyevski dua için şöyle söyler: Duadan geri kalma eğer samimiysen her defasında duanda yeni bir mana olacaktır. Bu da seni iyiliğe yöneltir.

Zikrin Hastalıkları Tedavideki Rolü

Zikir, "ALLAH'ı anma" diye , tanımlanabilir.Ancak böyle bir tanım son derece yetersizdir; çünkü zikrin sonucunda biyolojik bedenimizde ve ruhumuzda meydana gelen değişimleri açıklamak günümüzün halâ açıklanamayan çözüm bekleyen konuları arasındadır. Çünkü zikir, beyinde tekrar edilen kelimenin manâsı doğrultusunda, beyin kapasitesini artırır.
Çünkü zikir, beyinden üretilen dalga enerjinin RUH'A, yani ışınsal bedenimize (halogramik dalga bedene) yüklenmesini ve böylece ölüm ötesi yaşamda güçlü bir "ruha" sahip olunmasını sağlar.

Hollandalı Psikiyatrist Vander Hoven
"ALLAH" kelimesinin Psikolojik Tedavide Etkisini Keşfetti!

Hollandalı Psikiyatrist Vander Hoven hastalarında ve normal insanlarda üç yıl süren çalışmaların sonunda" Kur'ân okumanın ve ALLAH kelimesini tekrar etmenin" etkilerini açıkladı.. Hastalarından bazıları müslüman değildi, bazıları Arapça bilmiyordu ve "ALLAH" kelimesini söylemeyi öğrendiler; sonuç muhteşemdi, özellikle tansiyon ve stres problemi olanlar için.. Psikolog "ALLAH" kelimesindeki her harfin hastalıklara nasıl etkili olduğunu şöyle açıkladı:

"ALLAH" kelimesindeki ilk harf olan (A)yı söylemek respiratory sisteminden(solunum sisteminden) gelen bir ses ve nefes alışınızı kontrol ettiğini belirledi. Arapçadaki sesli harf (L)yi teleffuz ederken dil üst damağa hafifçe değer ve bu bir duraklamadır. Ondan sonra tekrar aynı nefes kontrolünü yapmak (tekrar (LA) demek) aspirationu (nefes almayı) rahatlatır. Ayrıca, son harf olan (H)yi söylerken ciğerler ve kalp arasında bağlantı kurulur ve bu bağlantı kalp atışlarını düzenler. " [Katar "Arraya" gazetesinden çevrilmiştir, 24 Mart 2002 ]

"ALLAH", kelimesinin zikriyle özellikle tansiyon ve stres problemi olanlar şifa bulmaktadır. Araştırmanın ilginç yanı ise, araştırmayı yapan profesörün müslüman olmaması fakat İslâmî ilimleri araştırması ve Kur'ân'daki sırları öğrenmeye çalışması.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Dua veya zikir anında bedenimizde oluşan maddi ve manevi oluşumları açıklamak halen açıklanması zor konulardır. Günümüzde yapılan tıbbi araştırmalar ise bu konuların aydınlanmasına bir nebze ışık tutabilmektedir.

Galip Halit ÇİL   Antalya 20 Şubat 2012



Ana Sayfa | Hakkımda | İletişim
Copyright 2009 Reikienerjisi.com. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz. Web Tasarımı : mostaryazilim.com