Kozmik Enerji Terapisi Nedir?

Kozmik enerji dünyadaki en güçlü ve etkili şifa tekniklerinden biridir. Ruh, beden ve zihin üçlemesine yönelik çalışan ve dünya sağlık örgütünün onayladığı tek enerji sistemidir. İlk olarak 800 yıl önce eski Tibetli rahipler tarafından şifa vermek üzere kullanıldığı bilinmektedir. Bu kadim bilgi bir sır olarak küçük gruplar arasında kalmıştır. Rusya’da bir hastanede çalışan Tıb doktoru(MD.)DR.Vladimir Alexandrovich Petrov, tıbbın çözüm bulamadığı hastalıkların nedenini ve çözümlerini merak edip daha etkili yöntemler bulmak amacıyla eski öğretileri incelerken Tibetli şaman rahiplerden Kozmik Enerji terapisini öğrenip , geliştirip bu yöntemi hastalarına uygulamaya başlamış, yaptığı klinik deneyler sonucunda daha önce görülmemiş ölçüde hızlı ve etkili iyileşme sonuçları elde etmiştir. 1983 yılında başladığı çalışmalarının başarısı üzerine, 1994 yılında Rusya’da ilk Kozmik Enerji Okulu’nu açmıştır.

kozmik enerji, kozmik enerji terapisi

Günümüze kadar 200 kadar kanal tanımlanmış ve kullanılmıştır. Her hastalığa yönelik bir veya daha fazla enerji kanalı vardır. Hedefe odaklı kanal enerjileri uyumlama(inisiye) almış kişiler tarafından uygulanır ve kısa zamanda sonuçlar izlenebilir.

KOZMİK ENERJİ TERAPİSİNİN FAYDALI OLDUĞU, TEDAVİ ETTİĞİ HASTALIKLAR

  • Psikolojik tüm sorunlar (Bipolar bozukluk-Mani-Şizofren-Panik Atak vb)
  • Şeker Hastalığı
  • Tansiyon Hastalıkları
  • Kanser Hastalıkları
  • Tüm Organ Hastalıkları (rahim,yumurtalık,prostat,bağırsak,mide,safra kesesi,pankreas, böbrek,akciğer, dalak, karaciğer, troid-paratroid vb)
  • Kalp Hastalıkları
  • Fıtık (bel, boyun ,kasık, göbek)
  • Felç Hastalıklarını onarma ve düzeltmede yardımcıdır. Felç durumunun başlangıcının üzerinden maximum 6 ay geçmiş olması iyileşmede etkendir. 6 ayı geçen durumlarda iyileşme süreci uzayabilir.
  • Tüm Deri Hastalıkları ( Sedef, Vitiligo, Sivilceler, Akneler, Şeker hastalığına bağlı yaralar vb)
  • Tüm Ağrılarda ( kronik ağrılarda tedavi süreci uzundur)
  • Kilo problemleri ( kilo tedavilerinde aynı gün içerisinde çift seans yapılır)
  • Bağırsak Hastalıkları ( uzun süreli kabızlık- uzun süreli ishal durumları, bağırsakta parazit-kurt)
  • Büyü, Beddua ve Lanet Enerjilerinden arındırır.
  • Bağımlılıklardan Arındırır (Sigara- Alkol-Uyuşturucu-Aşırı Sevgi Bağımlılığı-Aşırı Kıskançlık vb tedavilerinde aynı gün içerisinde çift seans yapılır)
  • Negatif Enerjiler (Kin-Nefret-Endişe Kaygı-Stres-Öfke-Korku)
  • Koah hastalığı
  • Uyku Apnes i ve Nefes Hastalıkları
  • Kan Hastalıkları (Anemi- Akdeniz Ateşi vb)
  • Kemik Hastalıkları
  • İdrar Kaçırma
  • Zihninizi Arındırır , Düşünce Yapınızı Değiştirir
  • İnsan ilişkilerini düzenler
  • Bolluk Bereketinizi Artırır
  • Çakralarınızı Dengeler, Temizler- Auranızı Genişletir- Organlarınızı Çalışması Gereken Frekansa Getirir
  • Kemoterapinin Yan Etkilerinin Temizlenmesi
  • Uzun Yıllar Kullanılan İlaçların Zararlarının Temizlenmesi

 Galip Halit ÇİL  

KOZMİK ENERJİ TERAPİSİ SEANSLARI NASIL YAPILIR?

Kozmik Enerji Seansı 20 ile 40 dakika arası sürmektedir. Çok özel durumlarda 60 dakikaya kadar sürebilir. Kişiler ayakta, gözleri kapalı şekilde , loş veya karanlık sayılabilecek bir odada , 1-6 kişilik gruplar halinde yapılabilmektedir. Seans sırasında konuşulmaz, seans sonras ı yaşadıklarınızla veya deneyimlerinizle ilgili konuşulabilir.

KOZMİK ENERJİ TERAPİSİ ŞİFALANMANIZI NASIL SAĞLAR?

Öncelikle şifayı veren Allah (c.c)dir. Biz bunun bilincinde ve mantığında hareket ediyoruz. Şifayı bizim vermediğimizi, sadece Allah’ın(c.c) yarattığı muazzam sistemden, bilinen en güçlü yöntemi kullanarak, evrende varolan enerjiyi sizin üzerinize açıyor, yönlendiriyoruz. Bu enerji formu, Dünya Sağlık Örgütünün kabul ettiği tek enerji sistemidir (NOT: Dünya Sağlık Örgütü , sağlık alanında yapılacak olan herşeye karar veren mercidir. Yani uygulanacak tedavi yöntemleri, ameliyatların nasıl yapılması gerektiği vb durumlara karar verir ve dünyada uygulanır) Kozmik Enerji Terapisi ruh, beden ve zihin üçlemesine yönelik çalışan tek enerji sistemidir. Bu üçlemeden (ruh-beden-zihin) herhangi biri dengesiz veya hasta olursa belli bir süre sonra diğerleride hasta olur.Kozmik Enerji seanslarında çakralarınız dengelenir, temizlenir, tüm organlar şifalandırılır (organların çalışması gereken sağlıklı olduğu frekanslar vardır, biz enerji ile sağlıklı olduğu frekansa getiriyoruz) akabinde Auranızdaki yırtıkları onarır, Auranızı genişletiriz. Böylelikle ruh,beden ve zihin dengelenir.

Galip & Damla

KOZMİK ENERJİ SEANSI KİMLERE YAPILABİLİR?

Hamileliğin 4. Ayından öncesindekiler, Kanserin 4. Evresine gelmemiş olanlar, solunum yoluyla bulaşıcı hastalık yayanlar dışındaki herkese Kozmik Enerji Seansı yapılabilir. Seans sırasında kendinizi rahat hissedeceğiniz kıyafetinizle gelmeniz yeterlidir.

KOZMİK ENERJİ SEANSLARI SONRASINDA İNSANLARIN YAŞAYABİLECEKLERİ DENEYİMLER NELERDİR?

Seans sonrasında aşağıdaki durumlar yaşanabiliyor. Bu durumların olup olmaması sizin yaşadığınız olaylara, travmalara, tekamül sürecinize bağlıdır. Danışanların uyku düzenlerinde değişiklikler olabilir. Örneğin: çok uyuyorsa daha az uyumaya, az uyuyorsa daha çok uyumaya başlayabilir. Bu dengelenme sürecine girdiğinizi gösterir. Bir süre sonra sağlıklı uyku düzenine girersiniz. Sık sık tuvalete gitmeye başlayabilirsiniz. Rüya görmeyen veya hatırlamayan danışanlarımız ilginç rüyalar görmeye ve hatırlamaya başlayabiliyorlar. Kendilerini çok dinç ve enerjik hissedebiliyorlar. Yalancı hastalık dediğimiz (ne grip gibi ne de değil gibi) durumlar yaşayabiliyorlar. Bunun sebebi seanslar sonrasında kişiden açığa çıkan negatif enerjilerin , duyguların bir şekilde bedenden atılması gerekmektedir. Bunu yapabilmek için bedeniniz bizim tabirimizle bir savaşa girer. Toksit maddelerin atılması için, kısa süreli hasta olabilir, kendinizi yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. (size kötü gibi gelen bu olay aslında bizim için iyi bir geri bildirimdir) Seanslar sırasında birşey hissetmediğini dile getiren danışanlarımız genellikle rüyalarında yüzleşebiliyorlar. Olumsuz olaylar karşısında daha az etkilendiklerini, tepki veremedikleri olaylara tepki verebildiklerini dile getiriyorlar. Hayatlarından çok hızlı şekilde insanların girip çıktığını ve genellikle hiç tartışma yaşamadan insanların hayatlarından gittiğini, iyi insanların hayatlarına girdiklerini belirtiyorlar. Bunun sebebini Değişmek Cesaret İster konu başlığı altında bulabilirsiniz. Daha mutlu ve huzurlu hissedebiliyorlar. Daha az hasta olduklarını, olduklarında ise çok hafif atlattıkların söylüyorlar. Sağlıklarına kavuştuklarını hem gözlemliyor hem de kendilerinden fazlasıyla duyuyoruz. İnsanların onlara karşı davranışlarının değiştiğini, kendilerine yardımcı olan insanların sayısında artış olduğunu söylüyorlar.

Galip & Damla

KOZMİK ENERJİ SEANSLARI ARASINDA VE SONRASI YAPILMAMASI GEREKENLER NELERDİR?

Alkol kullanıyor ve ilk seansınıza geliyorsanız , seansa girmeden en az 5-6 saat öncesinde kullanılmış olmalı. Seanslar devam ederken kesinlikle alkol alınmamalı. Mümkünse seanslar bittiğinde dahi kullanılmamasını öneririz. Bunun sebebi üzerinize bıraktığımız enerjiler sorununuzu çözünceye kadar çalışmaya devam etmekte. Siz alkol aldığınızda bu enerjiler çalışmayı tamamen bırakmakta (detaylı bilgi seansa gelen danışanlara verilecektir). Lütfen gündelik ilişki yaşamamaya özen gösterin. Bilhassa bayanların yaşamaması çok çok önemli (detaylı bilgi seansa gelen danışanlara verilecektir). Seanslar arasında cinsel içerikli filmler izlenmemeli. Negatif enerjilerin yoğun olduğu yerlere mümkün olduğunca gidilmemeli.(alkolün yoğun tüketildiği yerler, barlar, pavyonlar vb) Kesinlikle fal baktırılmamalı veya bakmamalı, bakılan ortamda bulunmamalı. Dedikodudan uzak durulmalı. Kısacası size zarar veren herşeyden uzak durulmalı.

Galip & Damla

DEĞİŞİM YÜREK İSTER

Lütfen şunu unutmayın; değişim , değişmek kolay birşey değil. Hatta hayatımız boyunca yapabileceğimiz en zor durumdur. Değişmek yürek ister. Bizim tabirimizle her yiğidin harcı değildir. Değişmek, televizyonlarda anlatıldığı gibi toz pembe değildir. Enerjiyi aldım, hadi hop hayatım mükemmel oldu, kuşları kelebekleri doğayı çok seviyorum, aydınlandım, 3. Gözüm açıldı gibi durumlar o kadar kolay olmaz. 12 yıldır bu işlerin içerisindeyim, hemen hemen her türlü enerji formuna uyumlandım, bir sürü çalışmaya katıldım ama yok benim 3. Gözüm açıldı , yok ben aydınlandım , durugörüm şöyle oldu böyle oldu gibi durumlar söz konusu olmadı. Televizyonlarda gördüğünüz insanların çoğu benim arkadaşım ve hiçbirinin 3. Gözünün açılması , aydınlanması söz konusu değildir ve böyle iddaaları olamazda.

Evet; insanların bazı özel yetenekleri olabilir. Fakat benim 3. Gözüm açık, gönül gözüm açık demek büyük bir iddaadır. Bu tarz varlıklar için zaman ve mekan yoktur. 3. Göz veya gönül gözü açık olduğunda herşeyi zerreleri ile birlikte yani atomlar halinde görebiliyor, tayyi mekan yapabiliyor durumda olmalısınız. Gerçeği konuşmak lazım; o mertebeye evliya boyutundaki insanlar erişebilmektedir. Konumuza dönmek gerekirse değişim için bedel ödemek zorundasınız. Seanslar sırasında ve sonrasında sistem sizi korktuğunuz, kaçtığınız şeylerle sınar. Kozmik Enerji Seanslarının size faydası şudur! Çakralarınızın dönmesi gereken bir yönü vardır. Önce o yönde dönmesini sağlar, çalışması gereken frekansa getirir. Organlarınızı temizler, şifalandırır, çalışması gereken frekansa getirir. Auranızdaki yırtıkları onarır, enerji kaçaklarını keser, auranızı genişletir. Bunların sonucunda da frekansınız yükseldiği için, bolluk berekete kavuşur, insanlarla ilişkileriniz düzenlenir ( hayatınızdan çıkması gerekenler çıkar, girmesi gerekenler girer.) bunu detaylı bir şekilde açıklamak istiyoruz:

Doğduğumuz anda auramız maksimum seviyede geniştir. Frekansımız da maksimum düzeyde titreşir. Zamanla yaşadığımız olaylar, hastalıklar, duygu durum değişiklikleri, dedikodu yapma, fal baktırma , büyü beddua lanet enerjilerine maruz kalma, herhangi bir cerrahi işlem geçirme sonucunda frekansınız giderek düşer. Yaşadıklarımız sonucunda diyelim ki frekansımız 20 birime düşmüş olsun. Etrafımızda 20 birim ve altında insanlar bulunur. Dedikodu yapan, vesvese veren varlıklar, mutsuz, herhalinden sürekli şikayetçi insanlar bulunur. Siz öyle olmasanız da, olmak istemeseniz de, frekansınız düşük olduğu için etrafınızda yukarıda yazdığımız türde insanlar bulunur. Gittiğiniz yerlerde mutlu olamaz veya mutlu hissedemezsiniz. Eşinizin , çocuklarınızın, arkadaşlarınızın, anne babanızın sizi anlamadığını düşünürsünüz. Nereye gitseniz sanki sizi biliyorlarmış gibi hiç tanımadığınız insanlar dertlerini anlatmaya başlar. Siz de kendinizi dert babası gibi hissedersiniz. Sanki kendi derdim yetmiyormuş da birde bunlara maruz kaldığınızı düşünürsünüz. Bu durum tamamen sizin auranız, frekansınızla ilgilidir.

Kozmik Enerji Seanslarıyla frekansınız yükselir. Frekansınız, örneğin 60 birime çıktığında etrafınıza 60 birimde titreşen insanlar toplanır. Eski frekansınızdaki insanlar belkide en yakın arkadaşlarınız, frekansınız yükseldiği için artık en yakın arkadaşınız olmayabilir. Çoğunlukla hiç tartışma, kavga olmadan hayatınızdan çıkıp giderler. Hayatınıza yeni insanlar girmeye başlar. Olaylara bakış açınız değişir. Bolluk bereketiniz artmaya başlar, iş hayatınızda başarılı olmaya, söz sahibi olmaya başlarsınız. Tekrar tekrar söylüyoruz; bunların olabilmesi için değişimi göze almalı ve bedel ödemelisiniz. Bedel ödemekten kasıt, sistemin sizi kaçtığınız olaylarla yüzleştirmesidir ( o kırılmasın, bu üzülmesin diye sustuğunuz olaylar karşısında ses çıkamanızı sağlar. Sistem sizin hasta olmamanız için bu duruma sizi hazırlar ve yaşatır. Size olumsuz gelen bu olay aslında tamamen sizin iyiliğiniz içindir. İçinize attığınız her duygu ve düşünce organlarınızda sorunlar yaratır. Örneğin; korkuyorsanız böbreklerinizde ağrı, taş,kum, kist vb olabilir. Kin, nefret duygunuz varsa karaciğerde yağlanma, ağrı, kan problemleri yaşayabilirsiniz. Kocanıza çok uzun süreli kızgınlığınız varsa rahim / yumurtalıklarda kist, miyom, akıntı, şiddetli adet sancıları yaşayabilirsiniz. Tepkilerinizi sürekli bastırıyor, konuşamıyor ve ifade edemiyorsanız, boğazınızda, midede ve bağırsaklarda sorunlar yaşarsınız) bunun gibi yüzlerce örnek verilebilir. Sonuç olarak önce ruh hastalanır, frekansınız düşer , auranız geriler ve yırtıklar oluşur, sonunda bedeniniz hastalanır. Şunu bilin ki ne yaşarsanız yaşayın olumlu / olumsuz olması gerekeni yaşıyorsunuz.

Seansların en sevdiğim yanları şunlar! Yaşamanız gerekeni yaşıyorsunuz ama süreç çok hızlanıyor. Yaşadığınız üzücü durumlardan da çok hızlı bir şekilde çıkıyorsunuz ve çok az etkilenmeye başlıyorsunuz. Şöyle ki; diyelim ki eşiniz en sevdiğniz halıya çay döktü. Normalde bu duruma çok sinirleniyorsunuz. Seanslar sonrasında bunun telafisi olabilecek birşey olduğunun bilincine varıp eşinizin kalbini kırmamaya, kendinizi de gereksiz yere üzmemeye başlıyorsunuz. Can sıkıcı, üzücü durumlarda büyük tepkiler veriyorsanız daha minimilize tepkiler veriyorsunuz. Hiç tepki vermiyorsanız tepki vermeye başlıyorsunuz. Yani yerinde ve zamanında reaksiyonlar gösteriyor, zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak şifalanıyor , değişmeye başlıyorsunuz.

Galip & Damla

AURA YIRTILMASI NEDİR VE NASIL OLUR?

Genellikle ameliyat olunmuşsa, yaralanma (bıçak kesiği-cam kesiği – kürtaj vb durumlar dahil) , büyü beddua ve lanet enerjisine maruz kaldıysanız auranızda yırtıklar oluşur. Auranızda yırtık olduğu sürece negatif enerjilere (büyü-beddua-lanet-nazar-kin-nefret-öfke-kıskançlık-korku vb) durumlardan kolay etkilenirsiniz. Bunun sonucunda hasta olabilir veya fazlasıyla olumsuz durumlar yaşayabilirsiniz. Biz Kozmik Enerji seanslarıyla auranızdaki yırtıkları onarmakta ve genişletmekteyiz.

Galip & Damla

BÜYÜ VAR MI? BÜYÜ BİZE NASIL TESİR EDEBİLİR Kİ?

Kur-an ‘da birçok ayette büyünün var olduğunu , yapanın da yaptıranın da gerekli cezaları alacağı anlatılmaktadır. Bazı kaynaklarda Peygamber Efendimize (s.a.v) büyü yapıldığı rivayet edimektedir. Siz inansanız da inanmasanız da büyü vardır ve maruz kalabilirsiniz. Peki bu nasıl olur?

Büyüden etkilenebilmeniz için illa ki kötü bir insan olmanız veya kötü davranışlar sergilemeniz gerekmez. Konudan konuya atlıyor veya uzatıyormuş gibi gelebiliriz ama mümkün olduğunca çok bilgi vermek istiyoruz. Belki haddimize değil ama şifalanmanızı, iyi olmanızı, doğruyu öğrenmenizi, kandırılmamanızı istiyoruz. Tüm bilgiler, hastalıklar, yaşayacaklarımız genetik kodlamayla bize aktarılır. (Genetik kodlama nedir hemen açıklayalım: Aslında bizim oluşumumuzda 7 kuşağın bilgisi bulunmaktadır. DNAmızda 7 sülalemizin genetik hastalığı, korkuları, cesareti vb bir sürü şey aktarılabilir. Karakterimiz de böyle oluşur. Mutlaka duymuşsunuzdur; bu çocuğun huyu ne babasına ne de annesine benzemiyor. Biz hiç böyle şeyler yapmazdık. Bunun sebebi DNAmız. DNA mız yani biz, bir kan pıhtısından , daha da derine inelim bir su damlasından oluşuyoruz .Bütün sırlar bir su damlasında). Eee, aktarılsın. Bunun büyü ile ne alakası var? Hehhhh işte 7 kuşak öncesinde alınan bir beddua, büyü enerjisi eğer çözülmezse size kadar , sizde de çözülmezse çocuklarınıza aktarılır. Bazen insanlar çok büyük haksızlığa uğradıklarında veya böyle düşündüklerinde –Soyunuz sopunuz korusun, çoluğundan çocuğundan çıksın- gibi cümleler kuruyor. Eğer gerçekten kişi haklıysa maalesef ki bir şekilde bu gerçekleşiyor. Şöyle bir atasözü var duydunuz mu bilemeyiz; - Dedesi ekşi koruk çalmış, torununun ağzı kamaşmış- Ne demek istediğimizi tamamıyla anlatıyor aslında bu cümle. Siz suçsuz olsanız da anne babanızın yaptığı hatadan dolayı siz sorunlar yaşayabiliyorsunuz. Bunların dışında yaptığınız kötülükler sonucunda, kin ,nefret, intikam , yüksek boyutta korku, aşırı kıskançlık, dedikodu, fal baktırma, başkasına büyü yaptırma, haklı olsanızda fazlaca beddua edip lanet okumak, gereksiz yere ve çok sık yemin etmek, küfür etmek gibi durumlarda auranız bedeninize yapışır. Büyü yıllar önce yapılmış olsa bile, auranız geriye çekildiği ve frekansınız düştüğü için auranız yırtılır ve negatif enerji bedeninize girer. Artık herşey sizin için ters gitmeye başlar. Hatta bütün kötü olayların üstüste geldiğini gözlemlersiniz. Şunu unutmayın; her ne yaşıyorsanız bu tamamen sizinle alakalı. Başkalarını suçlamayı bırakmalısınz. Kaderiniz tamamen sizin elinizde, siz enerjinizi düşürmeseydiniz asla bunla yaşamayacaktınız. İyiyi kendinizden, kötüyü başkasından bilerek , başkalarını suçlayarak sonuca ulaşamazsınız. Olanlardan da olmayanlardan da sadece siz sorumlusunuz. Allah kimseye adaletsiz davranmaz .Allah oturup da şunu cezalandırayım, bunu mükafatlandırayım diye düşünmez.( bu tabir yanlış olabilir, böyle düşünenler olduğu için bu cümleyi kurmak durumunda kaldık.) Sistemi oluşturmuş, kuralları koymuştur ve herkes yaptığının karşılığını alır. Kendisi bile kurduğu nizamın dışına çıkmaz( herşeyin doğrusunu O bilir) O’nu suçlamayı da , sizi sevmediğini düşünmeyi de, isyan etmeyi de bırakmak akıllıca bir davranıştır. Çözümler ve yapılacaklar belli. Doğru yeri, doğru yolu bulmak , çözüme ulaşmak, mutlu olma yollarını bulmak size kalmış.

Galip & Damla

KOZMİK ENERJİ BÜYÜ BEDDUA LANET ENERJİSİNİ VE NEGATİF VARLIKLARI TEMİZLER Mİ?

EVET! Kozmik enerjinin en etkili olduğu yönlerden bir tanesidir. Peki büyü bozan hocalardan farkı nedir? Yine Kendi yaşadığım bir deneyimi anlatmayı tercih ediyorum; öncelikle şunu belirteyim , kimse kimseyi kandırmasın, hiçkimse bu işlere mutluluktan, huzurdan dolayı girmez. 7 yıl boyunca hatta daha fazla süre büyü enerjisine maruz kaldım. Bu illetten kurtulabilmek için her türlü tedavi yöntemini denedim. Üfürükçü denilen insanlara, hocalara gittim. Çoğunlukla da dolandırıldım. Çare için her yolu ve her şeyi denedim. Onlarca hacı hoca takımına gittim. Tabii eş-dost-akraba yönlerdirmesiyle – Şu adam çok iyi, şu hoca çok iyi- diyenlerin tavsiyesine uyarak!!! Allah yine de onlardan razı olsun. Ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştılar. Bu hocalardan belki bir tanesinin yaptıkları beni bir nebze rahatlatıyordu. Elbetteki işin ehli hocalar vardır. Fakat doğruyu bulmak , onun doğru kişi olduğunu bilmek zor. Herneyse; o hocanın da yaptığı şu idi, üzerime yönlendirilmiş negatif enerjiyi ( madem herşeyi şeffaf şekilde anlatmaya karar verdik, anlatalım: yani büyü, cinler vasıtasıyla yapılır. Büyü yapan kişi size cinlerini yönlendirir. Biz onlara negatif varlıklar diyoruz) sahibine geri göndermek. Yani büyüyü yapan kişi size 2 tane negatif varlık yönlerdirdiyse , hoca bu varlıkları sahibine geri gönderdiğinde ne olur? Gönderdiği varlıkları görünce büyünün bozulduğunu anlar ve bu sefer size 2 varlık yerine belkide 5 yada daha fazla sayıda negatif varlık gönderir. Tabii, sizde doğal olarak yine hoca arayışlarına girersiniz. Yani yine birsürü eziyet, zaman kaybı, para kaybı , iş, sağlık kaybı yaşıyorsunuz. Çünkü hoca dediğimiz kişiler sizin auranızı, enerjinizi değiştirmiyor. Sadece varığı geri gönderiyor. Çare aramak adına bu sefer enerjilere yönlendim. Tabi ki burada da defalarca dolandırıldığımı geç de olsa anladım. Sonra reiki ile tanıştım. Reiki, sadece bedendeki sıkıntıları %50 oranında (belki biraz az belki biraz fazla) düzeltiyor. Düzeltiyor da; eeee büyü? Hala çözülmedi. O zaman bu işi ben öğreneyim dedim. Derken derken usui reiki, mor alev reikisi, diksha ya uyumlandım ve herbirinin masterlığını aldım. Daha sonra hipnoz eğitimi, hoponopono varmış hadi onuda alalım, bitkilerle tedavi ok onuda deneyelim . Taşlar? Olmazsa olmaz. Daha bir sürü eğitim, bir sürü tedavi denemesi sonucunda hala çözüme ulaşamadığım için Kozmik Enerji Terapisi ile tanıştım. Çok şükür ki bu illetten Kozmik Enerji sayesinde kurtuldum. Sonra bol bol şükrettim , hatta büyüyü yapana teşekkür ettim. Deli miyim? Tabi ki hayır. O yapılan büyü sayesinde Allah’ın yarattığı muazzam sistemi anlamaya başladım. Kendimi koruma öğrendim. Neyi neden yaşadığımın farkındalığına vardım. Bu dünyaya geliş amacımı ve görevimi anladım. Sıkıntı yaşamıyor muyum? Elbetteki yaşıyorum. Sinirlenmiyor muyum? Haksızlık yapılırsa elbette. Hasta olmuyor muyum? Tabii ki oluyorum. Peki farklı olan ne? Sorunlar karşısında daha az etkleniyorum, hasta olduğumda 10 gün yatıyorsam 1 gün hasta oluyor ve çoğunlukla ayakta atlatıyorum. Kozmik Enerji büyüden nasıl kurtarıyor sorusuna dönersek ; o negatif varlıkları sahibine yani bize büyü yapana değil, kendi boyutuna gönderiyoruz. Böylelikle gönderen kişi de onların boyutlarına geri döndüğünün farkına varmıyor. Farkına varsa da artık onun öyle bir varlığı yok ;) En önemlisi sizin auranız genişlediği, frekansınız yükseldiği için o varlıklar artık size bir halt yapamıyor farkı budur ;)

Galip & Damla

KAÇ SEANS ALMALIYIZ? KAÇ SEANSTA ŞİFALANIR VEYA DEĞİŞİRİZ?

Kozmik Enerji hakkında araştırma yaptığınızda bazı terapist arkadaşlarım veya internet siteleri tüm hastalıklarınızdan kurtulmak için 12 seansın yeterli olduğunu söylemektedir. Dünya Sağlık Örgütünün aslında söylemek istediği şudur; DEĞİŞİMİN BAŞLANGICI( lütfen dikkat değişimin başlangıcı) için en az 12 seans alınması gerektiğini belirtir. Kozmik Enerjinin merkezi federasyonu Rusya’ da bulumaktadır. Kozmik Enerji ile ilgili kararları bu federasyon vermektedir. Federasyonda almış olduğumuz eğitim ve seminerler sırasında da Sayın Emir Bagirov değişimin başlangıcı için en az 12 seans yapılması gerektiğini belirtmiştir. Seans sayısı sizin tekamül sürecinizle , yaşadığınız olaylar, travmalar, burcunuz, kan grubunuz ve hastalıklara göre değişmektedir. Gerçekçi olmak ve hayal dünyasından çıkmak gerekir. Kimsenin elinde sihirli bir değnek yok. Tüm travmalarınızdan arınmak iyileşmek için hem kendinize, hem de terapistinize zaman tanımalısınız.

Gözlemlediğimiz ve aldığımız geri bildirimlerde daha 1. Seansta bazı şeylerin değiştiğini söyleyen de mevcut, 15. Seansa geldiğinde birşeylerin değiştiğini söyleyen de mevcut. Bu kişilerin neyi değişim olarak algıladığıylada ilgili bir durum. Size bu noktada birkaç örnek vermek istiyoruz. Bazen insanlar değişimin farkına varmıyor veya çok geç farkedebiliyor. Kozmik Enerjiye başladığım ilk yıllarda şöyle bir deneyimim olmuştu, bu olay birazda kısa süreli hayal kırıklığına uğramama sebep olmuştu. Danışanımın çok fazla korkusu, utangaçlık duygusu, sosyal hayattan kopuk bir yaşantısı vardı. Bu yüzden de bir işyerinde çalışmıyor, insanlardan uzak durmayı tercih ediyordu. Bu durumdan kurtulmak için bana geldi ve ilk 12 seansını aldı. Fakat seanslar devam ederken basit değişiklikler olduğunu , asıl istediği şeylerin değişmediğini söyleyip duruyordu. Aslında bu basit değişiklikler insan hayatını etkileyen şeyler olmasına rağmen ( sürekli devam eden kabızlık, migren, uyuyamama) istediğimiz sonucu elde edemediğini düşünüyordu. Fakat gözden kaçırdığımız bişi vardı; kşinin ortamı hep aynıydı. Sonuçta eşi çocukları anne babası seans almıyordu. Kişiler aynı, olaylar durumlar aynıydı. Peki bu kişi davranışlarının, utangaçlığının, korkularının değiştiğini nasıl anlayacaktı? Bir arkadaşımız vasıtasıyla bu kişiye iş bulduk. İşe girmesi için teşvik etik. İşe başladıktan sonra kendisine bir haksızlık yapıldığında önceden kaçtığını, sessiz kaldığını, artık mücadele ettiğini, girişken olduğunu, sessiz kalmadığını, dolmuş şoförlerine utangaçlığından nereden geçtiğini soramazken rahatlıkla sorabildiğini ( sizin için ne kadar önemsiz ve basit değil mi?) insanlarla sohbet edebildiğini fark etti ve büyük bir mutluluk için bana geldi. Onun mutluluğuyla ben de mutlu olmuştum ve danışanımdan çok büyük bir şey öğrenmiş oldum. Daha sonra değişmediğini düşünen danışanlarımıza hemen ortamlarını değiştirmelerini, uzun zamandır görmediği arkadaşlarını, akrabalarını ziyaret etmelerini mümkünse tatile gitmelerini öneriyoruz. Bazen değiştiğimizi farketmek için mekanı ve mümkünse kişileri değiştirmemiz gerekir.

İkinci bir tecrübemiz ise; kişinin şeker hastalığı, psikolojik sorunları, uykusuzluk, kabızlık, tansiyon hastalığı vardı. Bunların yanında da aşkı bulamadığından şikayetçiydi. 12 seans içinde ve devamında kişinin şeker hastalığı iyileşti. Tansiyon ilaçlarından bir tanesini bıraktı ama kendisine göre en büyük sorunun aşkı bulamamak olduğunu düşündüğü , ilk sıraya da bu sorunu yerleştirdiği için diğer sorunlarının iyileşmesi ona değişik birşey olmuş gibi gelmiyordu. Çünkü yıllarca şeker ve tansiyon hastalığıyla yaşamış , bu durumu da kanıksamış. Aşkı bulsa değişik birşeyler olduğunu algılayacak. Siz hiç şeker, tansiyon, kalp hastalıkları, ağır psikolojik hastalık ilaçları kullanıpta ilacı bırakanı tedavi olanı duydunuz mu? Bakın; şeker , tansiyon, kalp, psikolojik ilaçlar sizi iyileştirmek için verilmez. Durumu stabilize tutmak için verilir. Nasıl yani ? Ne demek istiyorsun? Kafanız mı güzel? ;) Hmmmm biz size şöyle soralım o zaman .... gripsiniz, doktora gittiniz, size ilaç verdi, bir hafta kullandınız, ,iyileştiniz ve ilacı bıraktınız değil mi? Öksürüğünüz var mideniz bulanıyor, doktor antibiyotik verdi düzenli kullandınız iyileştiniz. İyileştiğiniz halde ilaç kullanmaya devam ediyor musunuz? Tabii ki hayır. Bahsettiğimiz o hastalıklarda ilaçlarınızı ömür boyu kullanmak zorundasınız. Seanslar sonrasında 40 yıllık ilacını bırakan iyileşen insanlar nasıl oluyor da değişimin farkına varmıyor. İlginç doğrusu.. Uykusuzlukları, tansiyonları, ilişkileri değişip bunun farkına varmayan insanlar da oldukça fazla. Çoğunlukla biz belirtmek zorunda kalabiliyoruz. Farkında mısınız şu şu sorunlarınız ortadan kalktı. Aaaaa evet diyorlar birlikte gülüyoruz. Ama aradığım aşkı bulamadım diyebiliyorlar. İnsanlar aradığı aşkı neden bulamıyor ? bunu da başka bir başlık altında cevaplayacağız.

Kişiler, yaşadıkları olaylar, hastalıklar sebebiyle biran önce sorunlarından kurtulmak istiyor bunu gayet iyi anlıyorum. Çünkü ben de aynı hisleri yaşadım. Kurtulmak için denemediğim yöntem , gitmediğim şehir , terapist neredeyse kalmadı. Fakat bu bir süreç. Karşıma çıkmadı mı , seni şu kadar sürede iyileştiririm, dertlerinden tamamen kurtarırım diyen birsürü karakterle karşılaştım ve kandırıldığımı çok geç anladım. Hani herşeye pozitif bakıyormuş, her olayın farkındaymış da çok mutluymuş, kuşları çiçekleri böcekleri çok seviyormuş, kötülük yapan insanları bile seviyorlarmış, herşeyi sevgiyle kabul ediyorlarmış, sürekli ama sürekli bunları dile getiren terapistlerden koşarak uzaklaşıyorum. Maalesef çevremde o kadar çok terapist arkadaşım var ki ; çok dertli, mutsuz, içi kan ağlıyor ama sanki herşey dörtdörtlükmüş gibi göstermeye çalışıyorlar. Hiçkimse kusura bakmasın böyle bir dünya yok. Ben de doğayı hayvanları çok seviyorum ama bunu her seferinde her gün her an dile getirmenin ne manası var? Size de yapmacık gelmiyor mu? Bir sorun bakalım onlara. (Ben sordum ;) kedi seviyor musunuz yada besliyor musunuz? Iyyyyyyyyyyy hiç sevmem kediler nankördür diyorlar. Eeee hani çok seviyordun hayvanları ne oldu senin sevgine? Sana küfreden insanı da seviyor musun? Geçin kardeşim bunları. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil. O kadar yanlış lanse ediyorlar ki olayları, bana küfredeni, saygısız olanı niye seveyim ben! Belirli ölçülerde insanlara saygı duyarım, duymalıyız ama saygısızlık ve seviyesizlik boyutunu fazlasıyla aşan insanlara karşı da susmak pek akıllıca değil. Olması gereken de bu değil zaten.

Başınıza gelen kötü olaylara , kötü davrananlara karşı hakkınızı doğru şekilde, doğru zamanda aramalısınız. Peygamberlerin, halifelerin hak adalet aranması konusunda birçok sözü mevcuttur; “Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz” , “Haksızlıklara isyan etmeyenler, onlardan gelecek her musibete katlanmalıdır” , bana göre çok çok önemli bir söz “Hakkınızı gece 3 e kadar arayınız” bu sözde başka bir sır var ve bunu merak edenlere yüzyüzeyken açıklayabiliriz. Sonuç olarak televizyonlarda car car konuşan sözde hocalar , sözde şifacılar var ya ; herşeyi sevelim, haksızlık yapılsa da sevelim sevilelim, pozitif düşün pozitif olsun, hani bize sürekli fakirliği tavsiye eden söylemleri var ya!! Kendileri o söyledikleri , önerdikleri hiçbirşeyi yapmıyorlar, uyanmanızı istemiyorlar. Sıkıyorsa birisi onlara laf atsın, işlerine istemeden de olsa engel olsun, bakın nasıl davranıyorlar neler yapıyorlar. Ne onlar gibi olmak, ne de önerdikleri gibi olmak doğru değil. Herşey belirli bir çerçevede doğru şekilde , doğru yaşam ve emredilen hak adalet anlayışıyla saygılı ve ölçülü olmanı. Ne hak yemeli ne de yedirmeliyiz. Yaşadığınız haksızlığa tepki vermezseniz, değişime direnirseniz zamanla hasta olursunuz. Yaptığımız seanslar sonucunda Kozmik Enerji sizi sorunlarla yüzleştirecek ve olaylara tepkinizi değiştirecek. Eğer yüzleşmekten korkar ve kaçarsanız siz bu sorunları çözünceye kadar kişiler belki değişecek ama olaylar aynı veya daha yüksek boyutlu sorunlarla karşılaşacaksınız.

Merak etmeyin Kozmik Enerji bu sorunları daha kolay ve kısa sürede atlatmanızı sağlayacak. Zamanında ve doğru tepkiler vermenize yardımcı olacak. Israrla değişmekten korkar ve kaçarsanız seans sayınız bu tepkilerinize göre değişecektir.

Galip & Damla

ARADIĞIM AŞKI NEDEN BULAMIYORUM?

Aradığınız insanı bulmak için bedel ödemelisiniz. Ne yahu bu bedel? Siz sürekli sevgili değiştiren bir kişiliğe sahipseniz veya sahiptiyseniz , çok da can yakıp kalp kırdıysanız aradığınız aşkı bulmak o kadar da kolay olmamalı değil mi? İlahi adalet diye bir şey var. Ne ekersen onu biçersin diye boşuna söylenmemiş. – Ben yapmadım bahsettiğiniz şeyleri – diyebilirsiniz. Emin misiniz? Ne kadar sıklıkla gündelik ilişkler yaşıyorsunuz? Bir sevgiliniz var ama gözünüz kaşınız başkalarının üzerinde oluyor mu? – Ne kadar yakışıklı bir adam, ne kadar güzel bir kadın, şu da güzel bu da yakışıklı – dediğiniz kaç kişi var? Sadece sevgiliniz için mi sexy güzel/yakışıklı görünmeye çalışıyorsunuz? Sizi herkesin beğenmesi, gözlerin sürekli sizin üzerinizde olması hoşunuza mı gidiyor? İlgi çekmeye, dikkatleri üzerinize toplamaya bayılıyor musunuz? Bunlardan bir tanesine bile evet diyorsanız aradığınız aşkı zor bulursunuz. Bir etken daha var ki çok önemli bir etken; günümüzde enerji değişimleri çok fazla. Bence çağın hastalıklarından birisi de bu. Erkekler kadınsı, kadınlar da erkeksi davranmaya başladı. Bir kadında erkeksi enerjiler baskınsa yani erkeksi tavırlar sergiliyorsa aradığınız aşkı bulamazsınız. Aynı durum erkekler için de geçerlidir. Peki ne yapmak gerekir? Öncelikle gündelik ilişkiler yaşıyorsanız benim tabirimle ilişki diyetine girmelisiniz. Hoşlandığınız birisi var ama o kişinin sizin sevgiliniz olup olmama durumu belli değil ve siz başkalarına da şans veriyorsanız veya aynı anlarda başkalarını da beğeniyorsanız o kişinin sizin sevgiliniz olması ihtimali yok denecek kadar azdır. Olsa bile mutlu olma şansınız çok çok az. Çevreden şu lafı çok sık duymaya başladım eminim ki siz de sık sık duyuyorsunuz: “ ben gösteriyorum ama elletmiyorum, bana sadece bakabilirler birşey yapamazlar , onu sevmiyorum ama ruhumu okşuyor , evlenmelik değil eğlenmelik vb) bu cümleler sizin etrafınız tarafından beğenilmeye ve dikkat çekmeye çalıştığınızı gösterir. Eğer gerçekten bu davranışları sergiliyorsanız, insanlara ümit verip, gururuyla onuruyla sevgisiyle oynuyorsanız, onu kendi çıkarlarınız için kullanıyorsanız hiç şüphesiz ki aynı şeyleri yaşarsınız. Aşkı bulmak için sabretmeyi, beklemeyi bilmelisiniz. Gerekirse aşk acısı çekmelisiniz. İşte ödeyeceğiniz bedel budur. Kadın olup erkeksi enerjiyi veya erkek olup kadınsı enerjiyi nasıl dönüştürebilirim? Eğer yalnız yaşayan bir bayan değilseniz, evinizdeki erkeğe ait işleri lütfen bir erkeğe bırakın. Evinizde ampul mü patladı? Elektrik prizi mi bozuldu? Musluk mu tamir edilmeli? Siz bir kadın olarak hemen elinize tamir aletlerini alıp işe girişmemelisiniz. Evinizdeki erkek bu işlerden anlamıyor veya tembel mi? Olsun. Yine de siz yapmamalısınız. Erkeği zorlamalısınız veya tatlı dille işi ona yaptırmalısınız. Eğer bu ve buna benzer işleri yapmaya devam ederseniz hem erkeksi hareketlere bürünmeye başlarsınız hem de zamanla evde bulunan erkeğe ihtiyaç duymadığınızı düşünüp o erkeği hayatınızdan uzak tutmaya, onun gereksiz işe yaramaz olduğunu düşünmeye başlarsınız. Eğer o erkek sevgiliniz veya eşiniz ise eninde sonunda ayrılırsınız. Aynı evde iki kadın yada iki erkek olamazsınız. Tam tersi erkekler için de söz konusudur. Bir erkek kadına ait işleri yapmamalı. Size saçma gelebilir veya hiç mi birbirimize yardım etmeyeceğiz diye sorabilirsiniz. Tabii ki yardımlaşacaksınız ama bunlar sizin asli görevreriniz haline gelmemeli. Diğer yapmanız gereken şey işe; kadınsanız dişil enerjiye, erkekseniz eril enerjiye uyumlanacağınız çalışmalara katılmalısınız. Kozmik Enerji seanslarıyla kolaylıkla enerjinizi dönüştürebilirsiniz. Enerji dönüşümünü sağladığınızda ve aşk için bedel ödediğinizde aradığınız aşk size gelecektir.

Galip & Damla

BİOENERJİ-REİKİ-DEEKSHA VB ENERJİ FORMLARINDAN FARKI NEDİR?

BİOENERJİ Kişinin kendi enerjisini el ile başka birine enerji aktarma yöntemidir. Hasta olan bölgeye enerji aktarma ile yapılır. Bioenerjiyi deneyimleyen insanlardan ağrılarının hafiflediğini duyuyoruz. Daha sonrasında bu etkinin bittiğini dile getiriyorlar. İnsanların farkedemedği veya çok geç farkettiği çok zararlı etkiler mevcuttur. Bioenerji uygulayan kişide negatif enerjiler mevcut ise , o enerji de kişilere aktarılır. Bioenerjistler kendilerini korumayı bilmedikleri için sizdeki negatif enerjiler de bioenerjiste geçmekte. Böylece bu negatif enerji kişiden kişiye sürekli aktarılmaktadır. Bunların yanı sıra bu teknik sadece bedende çalışmakta olup , ruh ve zihinde iyileşme sağlamadığı için yeterli bir teknik değildir.

REİKİ ENERJİSİ Her türlü reikinin masterı olmama ve deneyimlerime istinaden reiki bedende aşağı yukarı %50 oranında iyileşme sağlar. Ruhta ve zihinde belirgin bir iyileşme görülmediği için sizi ve terapistinizi istediği sonuca ulaştırmaz. Ben danışanlarımda çözüme ulaşabilmek adına reiki-hipnoz- refleksoloji – bitkilerle tedavi-deeksha gibi yöntemlerin hepsini kullanmak durumundaydım. Bu durum hem beni fazlasıyla yoruyordu hem de seanslar çok uzun sürüyordu. Bu sebeple reiki uygulamalarına ve eğitimlerine ara verdim.

DEEKSHA Zihin üzerinde çalışma yapan etkili bir yöntemdir. Fakat, Ruh ve bedenle ilgili yüksek bir katkısı yoktur.

AİLE DİZİLİMİ Aile diziliminde sorun yaşayan kişi (terapiye giden kişiler) hayatında kimlerle sorun yaşıyorsa o kişilerle yüzleştirilmeye çalışılır. Fakat, burada çok tehlikeli bir durum söz konusu; diyelim ki ailenizden ve çevrenizden toplamda 7 kişi ile probleminiz var. Aile dizilimini uygulayan kişi , sizinle birlikte seansa gelen diğer insanlardan problemli olduğunuz 7 kişinin enerjisine ve kişiliğine bürünmesini ister. Aile dizilimi uygulayan kişi , o kişiliğe bürünen bireylerin enerjisini temizlemeyi bilmediği ve temizlik uygulamadığı için , o kişilerin enerjisinde kalırlar. Bu işin daha kötüsünü de söylemek gerekirse; sizin Allah’a karşı bir isyanınız varsa, terapiye gelen kişilerden herhangi birisinin tövbe haşa Allah olması, Allah’mış gibi davranması istenir. Artık bu tür terapiler ne kadar sağlıklı, yapılan ortam nasıl bir ortam siz karar verin ;)

Meleklerle tedavi ve meleklere uyumlanma yöntemini ‘’SİZ HASTA OLMUYOR MUSUNUZ?’’ konu başlığı altında anlatacağız.

Galip & Damla

SİZ HASTA OLMUYOR MUSUNUZ? ÖLÜMSÜZ MÜSÜNÜZ?

Enerji sistemlerine , alternatif tıp yöntemlerine inanmayan insanların bizi alaya almak için en sık sorduğu sorudur. Aslında cevaplamaktan en mutlu olduğumuz soru da bu ;) İnsanoğlu yaradılışı itibari ile hem en güçlü hem de en aciz varlıkltır. İki tezat şey nasıl bir arada olabilir diye sorabilirsiniz. Biz Allah’ın nurundan, ruhundan yaratılmış varlıklarız. Bunun ne kadar büyük birşey olduğunun, ne kadar güçlü bir varlık olduğumuzun farkında mısınız? Maalesef ki milyarlarca insan ne kadar güçlü bir varlık olduğunun , neler yapabileceğinin farkında değil. Allah insanı yarattığında tüm meleklere yaratttığı ilk insan olan Hz. Adem’in önünde secde etmelerini emretti. Sadece şeytan Allah’ın emrine itaat etmedi. Hepimizin bildiği bu olay bile insanın ne kadar yüce ve güçlü bir varlık olduğunun delilidir. Fakat bu durum bazı artniyetli insanlar tarafından suistimal edilmektedir . ‘Meleklerle çalışma, meleklere uyumlanma, melek koçluğu vb’ çarpıtma terapi yöntemleri ortaya çıkmıştır. İnsanlarımızın okuyup araştırmaması sonucu bu ve buna benzer negatif enerji yüklü çalışmaların ortaya çıkmasına ve yaygınlaşmasına sebebiyet vermektedir. Allah’ın (c.c.) Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e ilk emri neydi? ‘’OKU’’ . Başmelek Cebrail aracılığıyla bu emrini iletti (vahyetti). Peygamberlere iletilen bilgilere, mesajlara vahiy , insanlara gelen bilgi ve mesajlara ilham denir. Buradan bile sıradan insanların Başmeleklerle iletişim kurmasının, uyumlanmasının mümkün olmadığı anlaşılması gerekir. Hee siz kendinizi Peygamber, Evliya, Kutub olarak görüyorsanız tabii ki birşey diyemeyiz. Meleklerin görevleri aşağıda yer almaktadır. Bu bilgiler ışığında meleklerle çalışma, uyumlanma yöntemi ne derece doğru siz karar veriniz!

Dört Baş Melekle Uyumlanmak Mümkün müdür ?

İslamiyete göre 4 büyük melek ve görevleri şunlardır:

1- Cebrail: Meleklerin en büyüğüdür. Görevi Allah ile peygamberler arasında elçilik yapmak, Allah'ın kitaplarını peygamberlere getirmektir. İlahi vahyi peygamberlere ulaştırdığı için “ Vahiy Meleği “ de denir. Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i Allah'tan peygamberimize vahiy yoluyla getiren Cebrail’dir.

2- Mikâil: Rızıkları sahiplerine ulaştırmak ve yağmur rüzgârı gibi doğa olaylarını Allah’ın iradesiyle düzenlemekle görevli melektir.

3- İsrâfil: Kıyametin kopması ve insanların öldükten sonra tekrar dirilmesi ile görevlidir.

4- Azrail: Ömrü sona eren insanların canlarını almakla görevlidir.

Not : Yahudilikte ve Hristiyanlıkta da melek inancı vardır. Yahudiler, Mihael ( Mikail), Gabriel (Cebrail ), Uriel ve Rafael ( İsrafil) adlı dört büyük meleğe inandıkları gibi diğer meleklere de inanırlar. Hristiyanlarda da 7 büyük melek vardır.

Melekler Nasıl Varlıklardır?

Melekler nurdan yaratılmış, baş gözümüzle göremediğimiz ruhani varlıklardır.

Melekleri Neden Göremiyoruz?

Meleklerin yaşadıkları ve yaratıldıkları boyut bizim yaşadığımız aleme göre farklı bir boyuttur. Bizim yaşadığımız alem üç boyutlu bir alemdir. Onun için onları boyut farklılığından dolayı baş gözümüzle göremeyiz çünkü onlar nurani -enerji bedene sahip - varlıklardır.

Allah melekleri görme kabiliyetini peygamberlerine vermiştir. Onlar melekleri hakiki şekilleriyle görebilmişlerdir. Bizlerinse melekleri hakiki mahiyetleriyle göremeyişimiz, onların yok oldukları iddasını gerektirmez çünkü içinde yaşadığımız maddi alemde beş duyumuzla algılayamadığımız pek çok şey vardır. Bunun en canlı örneği krilian tekniği ile görebildiğimiz auramızın fotoğraflarıdır. Keza ultraviole ve röntgen ışınları da buna örnek olabilir.

Bizlerin nurani varlıkları görebilmemiz , onlarla gerçek manada iletişim kurabilmemiz bizim normal beş duyu organlarımızla olacak bir şey değildir; Çünkü melekler, maddeden uzak, soyut yüksek varlıklardır. Maddi cisimlerden olan duyuları sınırlı varlıklar, insanlar, yüksek ruhsal varlıkları göremezler. Bunun nedeni:Lâtif(yoğunluksuz) alemle, kesif(yoğunluklu) alem arasında madesel bir görüşme olmaz. Alemler arasındaki boyut farklılığından dolayı, farklı alemlerin varlıklarından biri diğerinin düzeyine girince o zaman ikisi arasında bir görüşme olur.

Ancak kişi kendisini tasavvufi boyutta gerçek manada eğitir, bunun eğitimini alabilirse, kendisini sufi çalışmalarla çeşitli aşamalardan geçirerek arındırabilirse, basiret gözü dediğimiz kalp-gönül gözünün açılmasıyla bazı manevi değerlere nasibi nisbetinde ulaşabilir, kanaatindeyim…

Melekler Baş Gözüyle Görülebilir mi ?

“ Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: "Üstümüze melekler inse, yahut Rabbimizi görsek olmaz mı?" Yemin olsun ki, kendi benliklerinde büyüklük kuruntusuna düştüler ve korkunç bir biçimde azdılar.

Melekleri görecekleri günde, o günahkârlara hiçbir müjde yoktur. Şöyle diyecekler: "Yasaktır, yasaklanmıştır ! " Furkan ( 25/ 21,22)

Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi normal insanlar, yüksek nurani varlıklar olan melekleri ancak öte alemde görebileceklerdir ! …

Basiret Nedir ?

Basiret: Kalbin gözü, kalbiyle hissedip anlama, kuvvetli sezgi anlamını taşır. Basiret, kalp gözümüzün açık olmasıyla ilgili tasavvufi bir konudur. Basiretle ilgili Kur’an da pek çok ayet vardır. En’am suresi 104. ayette bunlardan biridir.

En’am 6/104 “ Rabbinizden size basiretler ( kalp gözü ile görme yeteneği) gelmiştir. Artık kim bu basiretle ( kalp gözü ile ) görürse onun lehinedir. (kendisi içindir) kiminde kalp gözü kör kalırsa o takdirde onun aleyhinedir. Ve ben sizin bekçiniz değilim.”

Son zamanlarda sanal alemde melek terapileri adı altında çeşitli meditasyon çalışmaları yapıldığına dair mesajlar ve davetler almaktayım. Bu mesajlara çok kısa bir yazıyla cevap vermek ve duygularımı sizlerle paylaşmak için bu yazıyı kaleme aldım. Bu kısa açıklamalardan sonra mesajlarda gelen açıklamalardan çıkarttığım aşağıdaki soruların cevaplarını sizlerin takdirine bırakıyorum.

1) Baş melekler içsel dengede olmamıza yardımcı olurlar mı ?

2) Baş melekleri gündelik yaşamımız içinde tutabilir miyiz?

3) Baş melekleri çağırarak onlarla bağlantı kurmak mümkün mü?

4) Baş melekleri teker teker çağırarak onlarla içsel olarak, görsel olarak, işitsel olarak ve duygusal olarak iletişime geçmek mümkün mü ?

Diyenleri, Bakara suresinin 32. ayeti : Melekler, “ Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin. Dediler “

Âl-î Îmran suresi 179.ayeti: “ Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.”

Yüce ve güçlü , meleklerden üstün varlık olma durumu , insan-ı kamil insanlar için geçerlidir. Hem dedikodu yapıp, fal baktırıp, fesatlanıp, yalan söyleyip,kinlenip, öfkelenip iftira atıp, insan-ı kamil olduğumuzu zannediyorsak bırakın Başmelekleri , şeytanlarla ve cinlerle birliktesiniz demektir. (Lütfen gerçekçi olun. Ne kendinizi kandırın ne de başkalarını kandırın veya fırsat verin. Bu yazdıklarımızdan dolayı kimlerin bize kızdığı , nefret ettiği zerre kadar umurumuzda değil ;) Tabii ki yalan yanlış veya kötü niyetle yapılan işlere engel olmaya çalıştığımız için insanların kandırılmasına izin vermediğimiz için bizi sevmelerini bekleyemeyiz.)

Konumuza dönmek gerekirse ; peki hem güçlü hem aciz olmak diye birşey demiştiniz. Ne kadar yüce ve güçlü olursak olalım ölümlü varlıklar olmamız sebebiyle de aciz varlıklarız. Ölümümüz gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüsün, bakterinin vücudumuza girmesiyle olabilir. Bir sivrisineğin burnumuzdan, kulağımızdan girmesiyle hayatımız son bulabilir. Hatırlayın; firavunlardan birtanesi nasl öldü? Kanuni Sultan Süleyman , Evliyalar, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir sebeple bu hayattan göçüp gitmedi mi? Peygamber Efendimizin yanında biz kimiz ki? Elbette ki bir sebeple biz de bu dünyadan tekamül sürecimizi tamamladığımızda göçüp gideceğiz. Bizler de hasta oluyor , sinirleniyor, kavga ediyoruz. Herşey insanoğlu için. Yarın başımıza ne geleceğini elbette ki bilemeyiz. Biz mümkün olduğunca doğru yaşamaya çalışıyoruz. Hastalığımız normal insanlar kadar uzun sürmüyor. Keza kızgınlığımız, olaylara tepkimiz diğer insanlar kadar şiddetli değil. Yerinde, zamanında müdahaleler yapmaya ve hakkımızı aramaya çalışıyoruz. Sürekli karşı tarafı suçlamak yerine kendimizde hata var mı diye bakmaya çalışıyoruz. Varsa özür diliyor, yoksa hakkımızı arıyoruz. Farkındalık dediğimiz şey de bu değil mi? Farkına vardığımız zaman zaten sorunun yarısı çözülmüş demektir.

Galip & Damla



Ana Sayfa | Hakkımda | İletişim
Copyright 2009 Reikienerjisi.com. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz. Web Tasarımı : mostaryazilim.com